İstanbul Arkeoloji Müzesi

 

İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni arkadaşlarımın proje ödevini bahane ederek gezmiştim.  Müzeleri gezmeye başlamadan bile bahçesiyle ve mimarisiyle beni oldukça etkiledi. Eski dönemlere ait yapılar, sanat eserleri baya dikkatimi çektiği için bu müzeyi çok beğendim. İçerisindeki eserler kadar müzenin kendisi de oldukça köklü bir geçmişe sahip. “Kaplumbağa Terbiyecisi” eserinin sahibi Osman Hamdi Bey tarafından kurulmuş ve 1891’de müze ziyarete açılmış. Bu bilgiyi de müzeyi gezerken bilmiyordum doğrusu.

Müzenin farklı konseptli 3 tane binası var. Eski Şark Eserleri Müzesi, Çinili Köşk Müzesi, Arkeoloji Müzesi Ana Bina ve Ek Binası. Biz Eski Şark Eserleri Müzesi ile gezmeye başladık.20150502_162616

20150502_161607 20150502_162425 20150502_162513 20150502_162721

Demir Çağı, Tunç Çağı gibi antik çağlar, Mısır Dönemi, Babil Dönemi gibi tarihi dönemler ve o zamanlara ait buluntular, eski çivi yazısı örnekleri, Arap Yarımadası, Anadolu ve Mezopotamya çevresinde yapılan kazılardan bulunan eserlerle dolu bir binaydı. Çağlara ve belirli temalara göre ayrılması daha anlaşılır hale getirmiş. Benim en çok Mısır Dönemi ilgimi çekti. Burada ilk defa mumyalama örneği gördüm. Her eserde olduğu gibi yan taraflarda da Mısır Tanrılarını tanıtan, dönem hakkında bilgi veren metinler bulunuyordu. Çok fazla heykel, tablet, küçük eşyalar vs. vardı. Mesela Tunç Çağı’nda kullanılan çok ilginç bir cımbız gördüm. Kadınların derdi her dönem aynı…

Tüm bunları ayrıntılı olarak incelemek için baya geniş bir zaman gerekiyor.

20150502_16412520150502_16472620150502_164335İkinci olarak Çinili Köşk‘ü gezdik. Minik minik odalara ayrılmış ve odaların içinde eserler sergileniyordu. Diğer müzelere göre daha az eser vardı o yüzden diğerlerine göre daha az zaman harcadık burada. Genel olarak Osmanlı Döneminde yapılan çini deseni porselenler, seramikler sergilenmişti. Benim bu müzede en çok beğendiğim eser 3.Murad zamanında yapılmış Ab-ı Hayat Çeşmesi oldu. Işıklandırılması, işlemesi ve renkleriyle harika görünüyordu.

20150502_165614 20150502_170327 20150502_171756 IMAG9571Gezdiğimiz üçüncü müze olan Arkeoloji Müzesi benim en çok beğendiğim müze oldu. Çünkü çeşit çeşit lahitler, kapalı-açık mezarlar, mumyalar ve iskeletler vardı. Mezarlıkların bulunduğu kat diğer yerlere göre daha karanlık daha kapalı bir alandı. Yani temasına uygun bir his bırakıyor insanda. Bunun dışında çok fazla Yunan Antik Çağı’na ait heykeller de bulunuyordu. Güneş tanrısı ve diğer yunan tanrıları, Afrodit heykeli, Büyük İskender aklımda kalanlardan bazıları. En çok da ikişer katlı ve iki farklı binadan oluşan bu müzede zaman geçirdik. Şu an hatırlayamadığım kadar çok eser ve heykel vardı.  Hatta o kadar çok var ki daha müzeye girmeden çeşit çeşit heykelciklerle karşılaşıyorsunuz. O dönemlere ait yapılar ve heykeller sandığımdan daha çok ilgimi çekiyormuş bunu anladım. Gezmek uzun zaman almasına rağmen hiç sıkılmadık. İstanbul’a yolu düşen herkesin kesinlikle uğraması gereken bir müze olduğunu düşünüyorum.

Ziyaret:

Müze her gün ziyarete açık. Ziyaret saatleri 09.00 ve 19.00 arası fakat bilet satışı saat 18.00’de bitiyor.

Ben ve arkadaşlarım müzeye Müzekart ile giriş yaptık. Müzekart’ınız yoksa 15 Tl ücret ödeyerek müzeyi ziyaret edebilirsiniz.

Nasıl Gidilir?

Kabataş-Bağcılar tramvayı ile Gülhane durağında iniyorsunuz. Gülhane Parkı girişinden dümdüz ilerlediğinizde müze karşınıza çıkıyor.

Uzun zamandır bir müzeye gitmiyordum. İstanbul’dan ayrılmama sayılı haftalar kala bu müzeyi gezdiğim için çok mutluyum, umarım aklımdaki diğer müzeleri de gezebilirim.

 

0
(Visited 257 times, 1 visits today)

7 Comments

  1. enderinmekani Mayıs 20, 2015 at 11:26 pm

    Ostonboldon oyrolmomo soyolo hoftolor kolo…

    Reply
    1. busrakkus Mayıs 21, 2015 at 6:14 am

      Random yazilmis spam yorumlardan biri sandim. :’)

      Reply
  2. müpte Mayıs 21, 2015 at 7:41 am

    ): kaç gün kaldım oralarda bir gidemedim ya.
    Ayıplıyorum şuan kendimi.
    Ama sayende gezmiş kadar oldum 🙂

    Reply
    1. busrakkus Mayıs 22, 2015 at 10:28 am

      Teşekkürler. 🙂

      Reply
  3. mimi balığı Eylül 25, 2015 at 11:42 am

    Hemde müze gezip yazısını yazan bi blogger.Sen aynı benim gibisin! Bende yazıyorum gezdiğim müzeleri 🙂

    Reply
    1. Büşra Akkuş Eylül 25, 2015 at 2:19 pm

      Müze yazılarını çok seviyorum. Senin blogunu bulamadım? Yazılarını okuyacaktım. 🙂

      Reply
      1. mimi balığı Eylül 25, 2015 at 10:03 pm

        Bloğumun adı mimibaligi.blogspot 🙂

        Reply

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir