Liste: Son İzlediğim Filmler #2

Bu serinin önceki ve ilk yazısı ile karşılaştırıldığında daha kısa bir liste olacak. Yoğunlaşan okul dönemiyle beraber her zaman olduğu gibi film izlemekten ciddi anlamda koptum. İstanbul Film Festivali’nde bir iki film izlemek çok iyi gelmişti o zamanlar. Az da olsa güzel filmler izledim. Filmleri yorumlamaya başlıyorum.

X-Men: Days of Future Past

x-men days of future pastX-men serisini oturup ilk baştan izledim. Tüm seride izlemediğim bir bölüm daha vardı ama sonuncusunu ekledim. Filmde Michael Fassbender’i izlemek gerçekten harikaydı… Bir takım anlam karmaşası içerse de ben X-men serisini çok seviyorum. Zaten bu tür filmlerde çok fazla mantık, alaka aramıyorum açıkçası. Aksiyonu, görselliği filan her zaman ki gibi güzeldi, çok sevdim. Bu sefer en önemli parça Wolverine değildi. Daha çok Mystique ile ilgili ayrıntılar vardı. Her bir elemanı ön planda tutmasını da beğendim. Yani genel olarak ben X-men serisinin her filmi gibi bunu da beğendim. Favorim olan 2-3 bölüm var, bu da onlardan biri.

Büşra’nın Notu: 8/10

Phoenix

PHOENIX Movieİstanbul Film Festivali kapsamında izlemiştim bu filmi. Hatta son Dinle, Oku, İzle yazısında kendisinden bahsettim. Şuradan ayrıntılı şekilde okuyabileceğiniz için geçiyorum.

Büşra’nın Notu: 10/10

Taxi

Taxi Movieİstanbul Film Festivali’nde izlediğim diğer film de Taxi. Bu filmin festivalde olacağını duyduğumda çok merak etmiştim. İran sinemasına ait olması da etkilemişti tabi. Film bir taksi içerisinde geçiyor. Filmin yönetmeni Jafar Panahi aynı zamanda taksi şoförü rolünde. Film boyunca yolcuların muhabbetlerinden, onların gözünden İran’da geçerli olan sinema, ceza, ahlak kavramlarını öğreniyoruz. Filmi izledikten sonra öğrendiğim kadarıyla da İran Hükümeti tarafından Jafar Panahi’nin film çekmesi yasaklanmış. O yüzden de filminden ödül aldığı 65. Berlin Film Festivali’ne gidememiş. Filmde yeğeni de oynuyor. Ödülü almaya yeğeni gitmiş ve bir takım duygusal anlar yaşanmış. Ayrıca filmde yeğeniyle konuşmalarından, İran sineması hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Kız o kadar iyi oynuyor ki bir ara acaba gerçekten taksinin içinde gizli kamera mı var, oyuncular her şeyden habersiz diye düşündüm. Film tamamen gerçekler çerçevesinde örülmüş. Siz taksinin içinde üçüncü bir kişi gibi tüm mesajları apaçık şekilde alıyorsunuz. Kısıtlı bir mekanda çok farklı duygular yaşatıyor. Çok eğlenceli sahneleri de vardı. Farklı kültürlere ve yaşantılara büyük ilgim olduğu için, sinemanın ne kadar değerli bir şey olduğunu da anlattığı için filmi çok sevdim. Finalinde içimde bir burukluk kalmıştı.

Büşra’nın Notu: 10/10

Midnight Cowboy

midnight cowboyBu filme iki defa başlayıp nedense sarmayacak gibi hissedip yarım bırakmıştım. Çok büyük ayıp ettim. Filmin güzelliği bir yana sırf Dustin Hoffman’ın efsane oyunculuğu için bile izlenir. Çok farklı, çok uç rolleri bu kadar başarılı taşıyan nadir insanlardan bana kalırsa. Bu film bana  Al Pacino ve Gene Hackman’in oynadığı Scarecrow filmini hatırlattı. Hatta film bittiğinde verilen mesajlar farklı olsa da benzer duygular hissettim ve bir kaç ortak nokta yakaladım. Filmden bu kadar etkileneceğimi hiç düşünmemiştim. Ekonomik uçurum, bir insanın sahip olduğu şeylerle değer görmesi, Amerika hayatı gibi konular eleştirilmiş. Film gerçekten insanın içini burkuyor ama ayrıntılara dikkat ederseniz biraz olsun içiniz rahatlayabilir -biliyorum bu cümleden bir şey anlaşılmayacak ama diğer türlü spoiler vermiş olurum-. Mükemmel oyunculuk, düzene karşı eleştiri, biraz da dram izlemek isteyenler bence kesinlikle çok sevecektir.

Büşra’nın Notu: 10/10

Requiem for a Dream

requiem for a dreamSanırım hiç bir film bu film kadar uzun süre listemde beklememiştir. Yıllar yıllar önce sadece müziğini dinleyip etkilendiğim, o günden beri izlemek istediğim bir filmdi . Bence bilmeyen yoktur zaten ama uyuşturucu bağımlılığını konu alıyor. Ben de böyle biliyordum fakat izledikten sonra ele alınan tek bağımlılığın “uyuşturucu bağımlılığı” olmadığını anladım.  Filmden o kadar çok etkilendim, o kadar çok ağır geldi ki hiç izlemeseydim keşke dedim… Mantıklı düşününce bu sözümü geri aldım ama o gün resmen ölü gibi gezdim. Yüzüm asık, enerjim düşüktü. Hala aklımın köşesinde duruyor. Bu yazıyı yazarken filmi yeniden izliyor gibiyim ve yine moralim bozuldu. Baya sağlam bir film. Sağlam olduğu kadar da rahatsız edici.

Büşra’nın Notu: 10/10

Primer

primer movieİki mühendis arkadaş bir deney yapıyorlar ve artan merakları sonucunda ortaya sürpriz bir şekilde zaman makinesi çıkartmış oluyorlar. Filmin konusu ilginç gelmişti ama izledikten sonra hem çok karışık geldi hem de pek etkilenmediğimi anladım. Aslında filmin hakkını yemek istemiyorum. Karışık gelmesinin sebebi benim pek konuyu anlamamam olabilir. Pek beğenmemiş olmam dışında ortada ciddi bir emek olduğunu da belirteyim. Film çok düşük bütçeyle çekilmiş. Yazan ve yöneten aynı kişi. Diğer zamanda yolculuk filmleri gibi müthiş görsellik, efektler, geçiş olayları yok. Adamın elindeki imkanlar baya kısıtlı. Buna rağmen, teknolojinin nimetlerini dahil etmeden böyle bir film ortaya çıkardığı için Shane Carruth’u takdir edelim.

Büşra’nın Notu: 5/10

Uzak

uzak nuri bilge ceylanVe son olarak izlediğim son film Uzak. Niye bilmiyorum ama insanın içini sıkan, uzun uzun düşündürmeye iten filmler benim en sevdiğim filmler. Film de tam olarak bunu karşıladığı için çok sevdim bu filmi. Üç kelime ile özetleyecek olursam; arayış, değişim ve kayboluş diyebilirim. Nuri Bilge Ceylan’ın bu sade ve sessiz tarzını da çok seviyorum. Abartıdan uzak olduğu için gerçek yaşamla bire bir örtüşüyor. Mehmet Emin Toprak’ı bu film ile tanıdım ve oyunculuğuna hayran kaldım. Film gerçekten çok dolu, çok derindi. Ayrıntıları yakalayabilmek, onlar gibi hissetmek, onların gözünden olayları eleştirmek, en son kendi yorumunu yapmak insanı yoruyor. Bunu kötü bir şey olarak söylemiyorum tabi. Bunu bize yaptırdığı için film bu kadar güzel.

Büşra’nın Notu: 10/10

 

Evet, genel olarak yüksek puanlar verdim. Özellikle 10/10 verdiklerim benim aklımda çok etkileyici filmler olarak kaldıkları için kolay oldu benim için. Gerçekten az ama kaliteli filmler izlediğimi düşünüyorum. Hepsi bir şeyler kattı bana. İzleyecek olanların da beklentilerini karşılayacağını umuyorum.

Baybayın!

0
(Visited 41 times, 1 visits today)

2 Comments

  1. Gizem Gider Haziran 11, 2015 at 9:18 am

    Age of Adaline’i izlemeni öneririm. Benim çok hoşuma gitti farklı konusundan ötürü. 🙂

    Reply
    1. busrakkus Haziran 11, 2015 at 1:27 pm

      İzleme listeme aldım, çok teşekkür ediyorum. 🙂

      Reply

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir