Dinle, Oku, İzle #8

 

Yeniden merhaba, bu kavurucu yaz döneminde, en sıkıcı yaz tatilini geçirdiğim ve henüz “tatil” yapamadığım için kendimi şımarttığım tek konu film izlemek oluyor. Beğendiğim filmler olunca da tavsiye yazısı yazayım dedim. Ruhsal açıdan doyurucu olması ümidiyle…

♫Dinle: Broken Bells. Bu aralar yeni heyecanlara yelken açmadan, güvendiğim limanlarda müzik dinledim. Arşivimdeki müzikleri en baştan dinledim. Zamanında çok severek dinlediğim grupları hala çok severek dinliyorum. Broken Bells de onlardan biri. Çok eski sayılmayan, Amerikalı indie müzik grubu. Zaten huzur dolu bu müzik tarzına bu huzur dolu ses biraz fazla değil mi? 

IMG_1604

☼Oku: Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine, psikanalist yazar Adam Phillips’in psikanalitik denemelerini içeren bir kitap. Endişe, öpüşme, gıdıklanma, rüya gibi bir çok konu ile psikolojik bulgular arasında bağlantı kuruyor. Okuması biraz ağırdı. İçerdiği bilimsel kelimeler, bir cümlenin içinde açıklama olarak verdiği uzun parantez içi yazılar okumamı biraz zorlaştırsa da, konular o kadar çok ilgimi çekti ki geç de olsa bitirebildim bu kitabı. Freud ve bir çok ünlü psikologların da yorumunu katarak kendi yorumlarını aktarıyor yazar bize. Hastalarından örnek olaylar da veriyor. Psikolojiye birazcık ilgisi olan herkesin dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Büyük bir heyecanla okuyordum ben ve hiç beklemediğim farklı konularda da bilgi sahibi oldum. Kitaptan bir kaç cümle de ekleyeyim buraya.

Cehennem, diğer insanlar değil, kişinin diğer insanlara duyduğu ihtiyaçtır.

Freud, Musa Heykeli’nde kendisini kuvvetle çeken şeyin bu olduğunu söyler. “Gördüğümüz şey şiddetli bir eylemin başlangıcı değil, zaten gerçekleşmiş bir hedefin kalıntılarıdır. Öfkeden deliye döndüğü anda Musa, harekete geçmeyi, ok gibi fırlamayı, öç almayı ve On Emir’i unutmayı arzulamıştı; ancak günaha yapılan bu davet karşısında yenik düşmemişti; donakalmış hiddeti ve nefretle karışık ıstırabı içinde artık kımıldamaksızın oturacak sonsuza dek.”

Adsız2►İzle: Kış Uykusu, bildiğiniz gibi Nuri Bilge Ceylan’ın 2014 Cannes Film Festivali’nde ödül aldığı; 3 saat 16 dakikalık bir film. Uzun filmler benim gözümü korkutmasa da, uzun süreli filmleri sevmeyenler için söylüyorum, bu film o kadar akıcı ilerliyor ki uzun bir film olduğunu hissetmedim bile. Sahnedeki her nesne, ışık, mekana güzelce yerleştirilmiş ve harika fotoğraf karelerinin birleştirilmiş hali gibi görselliğe sahip. Görselliği kadar konusu da çok etkileyiciydi. Evlilik, kardeş ilişkileri, alt-üst sınıf  gibi bir çok konuya değiniyor. Başrol oyuncuların birbirleriyle yaptığı uzun diyaloglara insan kendisini de katıyor. Psikoloji, insan doğası, ilişkiler, felsefe, edebiyat… Her maddeyi içinde barındıran bir roman gibiydi Kış Uykusu. Oyuncular zaten inanılmaz. Özellikle Haluk Bilginer’e hayranlığım tavan yapmış durumda. Bir filmi izlerken genelde bir karakterin yanında olursunuz, onun gözünden bakarsınız, onun doğrularını kabul eder, sevmediklerini sevmezsiniz. Daha çok bunu bizim elimize veren filmin kendisi aslında. Kış Uykusu’nu izlerken her karakterin gözünden bakmaya çalıştım. Olaylar gelişirken, o düşündürücü diyaloglar birbirini izlerken görüyorsunuz ki her insan hatalı, hepsi çelişkileriyle beraber yaşıyorlar. Filmde bir kahraman yok. Ele aldığı her şey ile çok gerçekçiydi. Sıcak bir mekanda, seslerini yükseltmeden konuşan iki kişiyi izlerken korku filmi izliyormuş gibi gerilebilirsiniz.

Nuri Bilge Ceylan, filmin sonunda ve şuradaki röportajında Çehov hikayelerinden etkilendiğini söylüyor. Bazı yabancı yönetmenlerinin etkisinde kaldığını söyleyenler de var (neden olmasın). Okuduğum bazı yorumlarda, bu esin kaynakları yüzünden Kış Uykusu’na orjinal bir yapıt gözüyle bakmanın saçma olduğunu söylemişler. Benim düşüncem, ne olursa olsun bu film aldığı her övgüyü hak ediyor. Bir hikayeden uyarlanan binlerce sinema filmi vardır belki de fakat kitabından bire bir ele alınmış olmasına rağmen başarılı olan, izleyiciye güzel aktarılmış film sayısı çok değil. Nuri Bilge Ceylan’ın bir edebiyat parçasını alıp göze, kulağa, ruha hitap edecek şekilde yeniden şekillendirmesi ve bu kadar başarılı yapması onu çok çok üst basamaklara çıkarmaya yeter bana kalırsa.

Benim yorumlarım bu şekildeydi. Eğer kitabı okursanız, filmi izlerseniz, eklediğim müzikleri beğenirseniz benimle paylaşmayı unutmayın! 

0
(Visited 54 times, 1 visits today)

6 Comments

  1. "Blog by Mine Canan" Ağustos 30, 2015 at 10:17 am

    Kış Uykusu’nu çok merak ediyorum, en kısa zamanda izleyeceğim ^^

    Reply
  2. Hasibe Cengiz Ağustos 30, 2015 at 9:18 pm

    Hepsine bayıldım, özellikle filmi ve kitabı delicesine merak ediyorum ! Aslında okunacak ve izlenecek ne kadar değerli eserler mevcut ! Hepsine vakit ayırmalı, bu serine gerçekten bayılıyorum ve seni severek takip ediyorum! Senden daha fazla tavsiye beklerim ^^

    Reply
    1. Büşra Akkuş Eylül 4, 2015 at 6:11 pm

      Böyle yorumlar çok mutlu ediyor! Beğenmenize çok sevindim. Umarım kitabı okuyup, filmi izlersiniz ve yorumlarınızı paylaşırsınız. ^^

      Reply

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir