Dinle, Oku, İzle #12

 

♫Dinle: KCPK

img_0103

KCPK, 2014/ Fransa çıkışlı elektronik müzik grubu. Bu tarz müziklere çok ısınamamış olsam da grubun “Who Wants It” şarkısını ilk dinlediğimde tekrar tekrar, günlerce dinledim. İlk andan itibaren enerjisiyle, tarzıyla favorim oldu. Sonra grubu daha çok araştırıp diğer parçalarını da dinleme ihtiyacı hissettim. Toplamda sadece 4 adet şarkıları var. Her birinin çeşitli remixleri mevcut. Kendileri hakkında internette çok fazla bir şey yok. Bulabilidğim en iyi kaynak The Creators Project’in klibin yönetmeni Nicolas Davenel ile yaptığı şu röportajdı. Klip, bir Rus mafyasına üye olan 1 çocuk, 1 genç ve 1 yetişkin kişinin etrafında dönen olayların birleşiminden oluşuyor. Tam kısa film tadında. Bundan önceki Better Love‘a ait klip çekimi de çok başarılı bir yönetmen/fotoğrafçı tarafından yapılmış. Bütün videolarda görsellik harika. Bir de grubun biyografisinde şöyle bir şey yazıyor, çok hoşuma gittiği için ekliyorum:

 We are not musicians, we are not artists, we are neither singers nor photographers, not really AD and not DJs, but we are all of it.

 

 

☼Oku: Nietzsche Ağladığında

nietzsche-agladiginda-irvin-d-yalom(Görsel: Kitap ve Yorum)

Irvin D. Yalom tarafından yazılmış çok bilinen bir kitap. Ümitsizlik, ölüm ve bir çok felsefi konuları işliyor. Büyük bir heyecanla okumaya başladım, biraz aşk nefret ilişkisi yaşadık. Şöyle ki,  Nietzsche, Dr. Breuer, Salome ve Freud gibi kitaptaki önemli isimlerin kurgu içindeki karakterlerine adapte olamadım, havada kaldı biraz. Freud’u, Nietzsche’yi yazarın ele aldığı gibi görmek kitabın çok sevilen yönlerinden biri fakat ben, bana göre kitabın en çekici yeri olan Breuer ve Nietzsche’nin tanıştığı bölüme gelene kadar biraz sıkıldım. Zaten benim bu kitabı beğenmemdeki asıl sebep; Nietzsche ve Dr. Breuer arasındaki konuşmalar, tartışmalar, onların birbirleri hakkındaki düşünceleri, her görüşme sonrası ayrı ayrı günlüklerine neler yazdıklarını okumak… Birbirlerine çok derin sorular soruyorlar ve bunlar felsefi konuşmalara dönüşüyor. Bu bölümler için kitabın kesinlikle okunması gerekir diye düşünüyorum. 2007’de sinemaya da aktarılmış ama kitaptan sonra filmi merak ettiğimi söyleyemem.

Alıntılar:

Hiç kimsenin bir şeyi sırf başka birisi için yapmadığını göreceksiniz. İnsanın bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendisine hizmettir, bütün sevgisi kendisini sevmesindendir.

Ben de sizin gibi gece korkularıyla boğulurum. Ben de sizin gibi neden korkuların geceleri hüküm sürdüğünü düşünürüm. Bunun üzerine yirmi yıl düşündükten sonra korkuların karanlıktan doğmadığını anladım; korkular da yıldızlar gibi hep oradadırlar, ama gün ışığı onları gizler.

 

►İzle: Unsere Mütter, unsere Väter

Bu sefer film değil bir mizi dizi tavsiye edeceğim. Narcos’u bitirdikten sonra öneri üzerine bu diziyi izledim. “Annelerimiz, babalarımız” anlamına geliyor ama global ismi: Generation War.

unseremutterunserevaterDizi toplamda 3 bölümcük. Her bölüm bir buçuk saat civarında. Dizi 2.Dünya Savaşı döneminde Berlin’de başlıyor. Ana karakterler 5 arkadaştan oluşuyor. Wilhelm ve Friedhelm kardeş, Charlotte hemşire, Greta şarkıcı ve sevgilisi Viktor yahudi bir terzi. Dizinin başında kısa bir süre birlikte olan beş arkadaş savaşın başlamasıyla beraber farklı olaylarla farklı yerlere ayrılıyorlar (Wilhelm ve Friedhelm asker oldukları için birlikteler). Dizi boyunca olayları her birinin gözünden izliyoruz ve farklı yerlere savrulsalar da bir yerde yolları kesişiyor. İlerledikçe savaşın izleri üzerlerinde artıyor ve onları değiştiriyor. Oyunculuklar ve savaş sahneleri çok iyiydi. Daha önce 2.Dünya Savaşı’nı anlatan filmler de izledim ama diziyi onlardan ayıran 2 şey var bana göre; bunlardan biri, Alman askerlerini ve savaş içindeki Almanya’yı Alman gözüyle izliyoruz, Amerikalıların değil. Diğeri ise abartıdan, dramatizeden uzak savaş sahneleri. Hollywood yapımı filmlerde sadece Hitler’in ne yaptığı ve Almanların nasıl yenildikleri üzerinde uzun uzun durulur, bu dizide değinilmeyen iç yüzleri anlatılmış. Tabi gerçekle kıyaslayınca bu dizi için de “iyimser” diyebiliriz, savaş yanlısı hiç bir detay yok. Ne olursa olsun ben diziden çok etkilendim ve çok sevdim. 

1
(Visited 81 times, 1 visits today)

11 Comments

  1. Çağrı Konyalı Aralık 10, 2016 at 12:52 pm

    Dizi ve kitap ilgimi uyandırdı. Bahsettiğin kitabı çok duydum ama okuma fırsatım olmadı henüz.
    Daha sık blog yazmalısın. -ben de öyle tabi :)-

    Reply
    1. busrakkus Aralık 10, 2016 at 5:27 pm

      Katılıyorum, sen de ben de daha sık yazmalıyız 😀

      Reply
  2. yechis Aralık 12, 2016 at 7:48 am

    Diziyi çok merak ettim. Almanlar tüm süreci “bir hataydı bitti” olarak kenara koyuyor, tüm bunların nasıl olduğunu anlatan tatmin edici bir film/kitap bulabilmiş değilim.

    Reply
    1. busrakkus Aralık 12, 2016 at 5:04 pm

      Bu dizi tatmin eder mi etmez mi bilemedim ama izlersen yorumunu bekliyorum. 🙂

      Reply
  3. Yaşam pare Aralık 17, 2016 at 10:44 am

    Çok iyi

    Reply
  4. Ruhsuz Atmaca Aralık 20, 2016 at 12:10 pm

    Bizde neden böyle diziler yapılmaz neden neden? 🙂

    Reply
    1. busrakkus Aralık 20, 2016 at 5:50 pm

      evet bir sinema tv öğrencisi olarak bu soruyu sana sormak daha mantıklı olur 😀

      Reply
      1. Ruhsuz Atmaca Aralık 24, 2016 at 1:32 pm

        Temel olarak bütçe ve sponsor işleri, biraz sansür var tabi.
        Maliyetli işler Amerika’lı dizi yapar Avrupa’da bir ülkede illa ki izletir ama bizde öyle olmuyor.
        Tabi birde plato işi var herifler green boxta bir film çekiyor biz o teknolojiye daha erişemedik. Sebepler çok verin bana bütçe çekeyim size dakikalık güzel kısa film, olmadı gel seni youtube ünlüsü yapalım. Yüz lazım bize ordan da kazanırık. Gel he de. 🙂 🙂

        Reply

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir